Grafik Sanatı
Dünyadaki iletişim teknolojilerinin sürekli gelişmesi, kitle iletişim araçlarının çeşit ve sayı olarak çoğalması, ülkeleri ve kültürleri birbirlerine daha çok yaklaştırmaktadır. Özellikle de tanıtım ve reklâmın önemini bir kat daha artırmaktadır.
Devamı...
Reklamcılık Eğitimi
Görüntü egemenliğinde yaşadığımız bugün, reklam ve tanıtım günlük hayatın bir parçası hâline gelmiştir. Yaşantımıza renk ve anlam katan bir rol taşıyarak da her an her yerde karşımıza çıkmaktadır.
Devamı...

<< GERİ

Matbaa teknik
     
















 

Ankara ofset baskı pazarı hakkında hazırladığımız dosyada toparladığımız bilgileri ve bu pazar hakkında görüşlerimizi özetlemek gerekirse:
İlk olarak söyleyebileceğim artık ofset baskı pazarının eskiden olduğu gibi tek kalem içinde özetlenemeyeceğidir. Yatırımcıların müşteri portföylerinden kaynaklanan sebeplerle makinelerin konfigürasyon ve modellerinde özelleştirmeye gitmesi bu sınıflandırmayı zorunlu kılıyor. Yakın zamana kadar ofseti tabaka ve web olmak üzere iki dalda inceliyorduk.

TABAKA OFSET SINIFLANDIRMASI
Oysa bugün tabaka ofset için farklı bölümler oluşmuş durumda. Artık her makine ile her işe girişmek çok doğru değil. Makineleri küçük, orta ve geniş format olarak sınıflandırabiliriz. Yine kendi aralarında ambalaj ve kağıt baskısı için ayırabiliriz. Tabii en önemli gelişme konfigürasyonlarda. Artık baskı süresini, baskı hazırlık süresini kısaltmak ve baskı kalitesini artırmak buna bağlı olarak otomasyonu geliştirecek ilaveler, yeni teknoloji makinelerin hepsinde in-line olarak mevcut. Bunun yanı sıra eskiden ilave makinelerle yapabileceğimiz baskı fonksiyonların da baskı makinelerinde in-line olarak adapte edilebildiğini görüyoruz. Bu durum baskı makinelerinin her birini birer fabrikaya dönüştürüyor. Özellikle baskı öncesi ile entegre edilmiş baskı makineleri, musluk ayarlarına varıncaya kadar otomatik olarak çalışıyor. İş gücü ihtiyacı azalıyor ve baskı kalitesi yükseliyor. Bu da mesela dergi baskıcıları için farklı makineler, kreatif baskılar için farklı makineler anlamına geliyor. Bir de hızla yükselen perfector, çevirmeli baskı makineleri var tabii. Bu makineler tek geçişte ön arka baskıyı gerçekleştiren son derece hızlı makineler. Gerçekten bir fabrika gibi. Sanırım önümüzdeki yıl boyunca en çok konuşulacak makine gurubu da perfectörlü makineler olacaktır.

TİCARİ WEB YÜKSELECEKTİR
Web diye kısaca isimlendirdiğimiz ofset pazarında da önemli gelişmeler var. Özellikle ticari web?de. Geçtiğimiz yılın en çok ilgi gören web baskı makineleri olan ticari web?ler hayret uyandıracak kadar müşteri buluyor. Sanırım bu sayı 2007?de de artacaktır.

OFSET PAZARINDA TÜRKİYE?DE KİMLER VAR
Ofset baskı pazarında Türkiye?de tüm markalar temsil ediliyor. Dünyanın yakından tanıdığı ve hemen her noktada kullanıcısı bulunan Heidelberg ve MAN Roland Türkiye?de kendi ofisleri ile bulunuyorlar. Bu da onlara daha hızlı ve rahat hareket etme, daha üstün kalitede hizmet verme imkanı sağlıyor. Avrupa?nın en önemli markalarından bir diğeri olan KBA ise Türkiye?de Dereli Grafik tarafından temsil ediliyor ve özellikle ambalajda yani geniş ebatta yaygınlaşmaya başladı. Ancak küçük ve orta ebatta henüz Türkiye pazarı için pahalı bir çözüm gibi görünüyor. KBA?nın web ofsetleri ise Bojunga & Savaş tarafından sunuluyor. KBA?nın satın aldığı Grafitec, yeni ismi ile KBA Grafitec geçen sayıdaki haberimizde de belirttiğimiz gibi tüm dünyada kendi rekorunu kırdı. Türkiye pazarında da Mat Grup tarafından başarı ile temsil ediliyor. Mat Grup?un bir diğer makinesi ise J-Print teknolojisi ile web gibi çalışabilen Akiyama. Avrupa pazarında kendine yer bulabilen iki Japon teknolojisinden biri olan Komori, satış rakamları ile şaşırtmaya devam ediyor. Özellikle orta ebatta yakalanan satış rakamları çok iyi. Bunun en önemli sebebinin Aras Grup olduğunu da herkes biliyor artık. Diğer Japon, Mitsubishi ise sakin ve emin ilerlemesini sürdürüyor. Hızlı satış yerine doğru satış politikasını izleyen Mitra, Mitsubishi?nin Türkiye pazarındaki yerini tartışılmaz kılıyor. Ryobi ise özellikle yeni 50x70 makinesi ile Türkiye pazarında hızlı bir yükselme gösterdi. Ryobi Türkiye?de Filmat tarafından temsil ediliyor. Son yıllardaki çıkışı ve heyecan verici fiyat alternatifleri ile Ercan Makine tarafından sunulan Adast ve Teknograf?ın getirdiği Gronhi gibi alternatifler tabaka için verebileceğimiz örnekler arasında. Türkiye web pazarının tartışılmaz lideri Medya Makine tarafından temsil edilen GOSS, Türkiye?deki ilk kurulumu henüz tamamlanan İntergrafika tarafından temsil edilen Manugraph ve Pasifik Mümessillik?in sunduğu Tensor, KBA?nın dışındaki diğer web seçenekleri. Tabii bu pazarda ikinci el makine tedarikinin ne kadar yaygın olduğunu unutmamak lazım.

EN ÖNEMLİ KONU:MATBAALAR
Bu kısa pazar açıklamasından sonra üzerinde durmamız gereken çok önemli bir konu daha var. O da hızla büyüyen ofset pazarının hangi lojistik şartlarda ve hangi ticari ortamlarda büyüdüğü. Öncelikli olarak altını çizmek istediğim konu, yatırımların yerleştirildiği binalar. Bildiğiniz gibi İstanbul?da yaklaşık on senelik bir geçmişi olan site anlayışı var. Evet tarihimizde kapalı çarşı gibi ticari uygulamalar var ama bu durum sanayii için geçerli olmasa gerek. Zaten herkesin şikayeti olan matbaacıya sanayiici denilmemesinin altında bu yatıyor. Çok katlı matbaacılar siteleri son teknoloji makineler için adeta bir mezar gibi. Sanırım bu inşaatları yapanlar makine üreticilerinin belirlediği zemin standartlarına uyuyorlardır. Ancak yine de her bir ünitesi en az 3-4 ton ağırlığındaki bir dört üniteli baskı makinesini bir kat bile olsa yukarı kaldırmak hiç doğru olmasa gerek. Bu büyüklükteki ve çalıştığı anda büyük bir basınç üreten bu makineleri nasıl küçücük ofislere sığdırılıyor ve metrelerce tepede çalıştırılabiliyor? Değişik vesilelerle gittiğimiz hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir uygulama görmedik. Zaten bu siteleri gören Avrupalı meslektaşlarımızın hayretleri de bunu açıkça ortaya koyuyor. Şu anda üçüncüsü inşa edilen matbaacılar sitelerinin artık ileri teknoloji ile donatılmış ağır makineler yerine başka amaçlarla kullanılmasını ümit etmekten başka çaremiz yok. Neyse ki durum bu kadar vahim değil. Pek çok yatırımcı bir matbaa için ideal ortamı sağlamak konusunda bilinçli davranıyor. Yeterli tavan yüksekliğine sahip, nem gibi iklimsel ortamlar için gerekli boşlukları bırakılmış ve özellikle matbaa olmak üzere inşa edilmiş tek katlı yerler yapıyorlar. Bence her bir matbaa ayrı bir fabrika olmalı. Eğer matbaacı yerine sanayiici olmak ve yüksek yatırımlara değer katılmak isteniyorsa. Tabii bir de bu kadar iç içe üretimin getirdiği agresif rekabet durumu var. Baskı yaptırmak için bir iki site gezerek gelin çeyizi fiyatı öğrenir gibi kalıp fiyatı öğrenmek; hızla düşen baskı fiyatlarının en önemli tetikçisi. Eğer komşuya iş kaptırmak, düşük fiyatlarla zar zor baskı yapmak gibi şikayetler varsa bence üretim alanları gözden geçirilmeli.

OFSET BASKIDA REKABET
Son olarak baskı makinesi sayısının çokluğu ve rekabetin getirdiği düşük kârlı fiyatlara bakalım. Bunun sebeplerini hepimiz biliyoruz. En önemli sebebi komşu ile agresif rekabet.Bundan tüketici de zarar görmekte çünkü rekabet hizmet kalitesini düşürmekte ve hatalı teslim edilen işlerle üretici ve tüketici ilişkileri bozulmaktadır. Ancak bu durumun ayrı ayrı alanlarda baskı yapıldığında da ortadan tamamen kalkmayacağını biliyoruz. Ülkemizin genel ekonomik durumunun yansıması olarak bu durum devam edecektir. Ancak bu kadar kritik olmayacaktır. Müşterilerin ürünlerini daha ucuza satabilmek için girdikleri rekabeti matbaacıya yansıtmaları neticesinde ortaya çıkan durgun baskı fiyatları ve düşük kâr marjları, nihai tüketicinin satın alma fiyatlarındaki durgunluk ve hatta gerileme buna bağlı olarak durgun enflasyon sürdüğü sürece devam edecektir. Öyle olması da açıkça tercihimizdir. Düşük enflasyonu ve pahalı YTL?yi böyle de olsa desteklemek gerekir. Nihayetinde küçük kârlarla çok iş üreterek yaşamayı öğrenmek zorundayız. Önemli olan bunu en doğru şekilde yapabilmek. Tabii ki milyon eurolar vererek aldığımız makinelerde yine döviz ile aldığımız malzemeleri kullanarak yine dövizle alarak bastığımız kâğıdı dövizle satmak en önemli çıkış noktası. Bunun kısa adı ise ihracat. Önce tekstilciler gibi sanayiici olmayı, sonra da devletten ihracat desteği almayı hedeflemeliyiz. Türk basım sektörünün daha çok teknolojiye ihtiyacı var. Yeter ki yatırımlarımızı iyi satışlara ve kaliteli ürünlere; doğru mekan ve şartlarda çevirebilelim.

M. AKİF TATLISU

Matbaa&Teknik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Kaynak:www.matbaateknik.com.tr

     

Grafiker Yayınları
Üniversite ders kitapları, bilgisayar, politika, gezi, turizm yayınlarımız...
www.grafikeryayin.com

Grafiker Ajans
Nostalji

Yenilendik ama eskiyi de unutmadık.. Eski Flash versiyon sitemize yönlenmek için tıklayınız.
www.grafikerltd.com

Çalışmalar
(Firmalara Özel)

Sizin için yaptığımız çalışmaların son halini görmek için tıklayınız...

GRAFİKER
Ajans & Matbaa




GRAFİKER REKLAM AJANSI
| Anasayfa | Hakkımızda | Haberler | Arama | Referanslar | İletişim |
| Grafik Sanatlar | Grafiker Yayınları | Ofset Matbaa | Web Multimedya | Gazete Dergi Reklamı | Film Prodüksiyon | Kurumsal Kimlik | Siyasi İletişim | Promosyon |

Merkez: 1. Cadde 33. Sokak No:6 Balgat - Ankara - TÜRKİYE
Matbaa: Kazım Karabekir Caddesi Ali Kabakçı İşhanı 85/3 İskitler - Ankara - TÜRKİYE
Tel: (+90 312) 284 16 39 • Faks: (+90 312) 284 37 27 • E-mail: